“Çocuğun olması gereken yer okuldur!”

“Çocuğun olması gereken yer okuldur!”

Kovid-19 salgını okul öncesi eğitimi de sekteye uğrattı. Pandemi sürecinde anaokulları yüz yüze eğitime devam etti. Ancak salgın nedeniyle endişelenen pek çok aile çocuğunu okula göndermemeyi tercih etti. Ancak bu durumun çocuklar üzerindeki etkisi büyük oldu. Zira uzmanlara göre okul öncesi eğitim çok önemli. Çevresel koşulların iyi olması, ev ortamında çocuğa aile ya da bakıcının bakması okul öncesi eğitimin yerini tutmuyor. Marmara Koleji Anaokulu Müdür Yardımcısı Dilek Önay’a göre de çocuğun olması gereken yer okul. Dahası çocukların sosyal ve duygusal gelişimi için yaşıtları ile birlikte paylaşımlarda bulunması çok önemli.

 

“KÜÇÜK YAŞ GRUBUNDA ONLINE EĞİTİM ZOR”

 

Dr. Görkem İldaş’ın hazırlayıp sunduğu Yolun Başındayken programına konuk olan eğitimci Dilek Önay, uzaktan eğitimden, anaokulu seçimine kadar önemli açıklamalarda bulundu. Küçük yaş grubunda online eğitimin yüz yüze eğitime göre daha zor olduğunu söyleyen Önay, “Anlattıklarınız soyut kalıyor. En kalıcı öğrenme için çocuğun somutlaştırarak ve oyun yoluyla öğrenmesi gerekiyor” diye konuştu. Geçen yıl Eylül ayından bu yana eş zamanlı bir program yürütüldüğünü hatırlatan Önay, ailelerin de evde çocuklarıyla birlikte nasıl vakit geçirilmesi gerektiğini ve nasıl etkinlikler yapılması gerektiğini bilmediğini vurguladı.

 

ANAOKULUNA GİTMEK NEDEN ÖNEMLİ? 

 

Çocuğun olması gereken yerin okul olduğunun altını çizen Önay sözlerine şöyle devam etti: Sadece akademik anlamda değil; sosyal duygusal olarak da çocukları hayata hazırlamak önemli. Çocukların okula gelip arkadaşları ve yaşıtları ile birlikte paylaşımlarda bulunması; empati kurma becerisinden işbirliği geliştirme becerisine kadar çok fazla kazanım sağlıyor.

 

ANAOKULU SEÇİMİ NASIL OLMALI? 

 

Anaokulu seçiminin önemli bir karar olduğunu ifade eden Önay ailelere önerilerde bulundu. Okulun kurumsal kimliğine dikkat edilmesi gereken Önay, eğitim kadrosu ve uygulanan eğitim programının da kritik önemde olduğunu söyledi. “Çocukların eğitim programını hazırlarken ve uygularken öğretmenler nelerden faydalanıyorlar ve nasıl uyguluyorlar, herhangi bir olumsuz durum ya da sağlık sorunu ile karşılaşıldığında hemen müdahele edebilecek birim var mı?” diye sorulması gerektiğinin altını çizen Önay’a göre karar sürecinde güvenlik de en önemli kriterlerden biri olmalı… 

 

ANAOKULUNDA GÜVENLİĞE DİKKAT!

 

“Güvenliği sadece kapıdaki güvenlik gibi düşünmeyin. Sınıftaki ve okul ortamındaki materyallerin, mobilyaların ve eşyaların sabit olması bile güvenlik açısından önemli” diye konuşan Önay, sınıftan açık alanlara çocukların zaman geçirdiği ortamların fiziki şartlarına dikkat edilmeli.

 

“YABANCI DİLİN TEMELLERİ ATILIYOR”

 

Anaokulu eğitiminde yabancı dilin temellerinin de atıldığını söyleyen Önay, “0-6 yaş döneminde çocuklar her söyleneni ve her sözcüğü kaydediyor. Dolayısıyla bu kritik bir dönem. Bu dönemi iyi değerlendirmek gerekiyor. Çocuğu sıkmadan ve boğmadan, yaşına uygun gelişim özelliklerini göz önünde bulundurarak, oyun yoluyla, yaparak ve yaşayarak, interaktif dramalarla İngilizce eğitimi veriyoruz” diye konuştu. Önay, yabancı dil eğitiminde asıl olanın, günlük yaşam dilinden örneklerle ve bir farkındalık yaratarak ve sevdirerek öğretmek olduğunu da sözlerine ekledi. 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Bir cevap yazın